Erkeklerde Görülen Şaşırtıcı Hastalıklar - BAYAN AKTUEL - Bayan sitesi, Kadın, Sağlık, Moda
 Erkeklerde Görülen Şaşırtıcı Hastalıklar

Erkeklerde Görülen Şaşırtıcı Hastalıklar

 Tarih : 22.05.2010


Sadece kadınlara mahsus olduğu düşünülen hastalıklar şaşırtıcı bir şekilde erkeklerde de daha sık görülmeye başlandı. Aslında bazı sağlık durumlarının cinsiyetler arasında ayrımcılık yaptığı doğru.

 

Çünkü erkekler ve kadınlar farklı genlere, farklı anatomiye ve farklı baskın hormonlara sahipler. Bu farklılıklar sadece hastalıkların belirtilerini ve tedavilerine nasıl yanıt verdiğimizi etkilemez; ayrıca ilk aşamada hastalığa olan duyarlılığımızı da etkiler. Ancak iki tane kayda değer hastalık var ki; bildiklerimizi alt üst edecek şekilde yayılıyor...

1) Erkeklerde meme kanseri
Meme kanserinin kadınlarda ortaya çıkmasının nedeni kadınlarda göğüs dokusu bulunmasıdır. Oysa bu doku kadınlardakinden çok daha az olsa da, erkeklerde de vardır. Ve sebepleri neler olursa olsun bu hastalık giderek daha çok sayıda erkeği tehdit ediyor. Bu yüzden doktorların kadınlara verdiği, meme dokusunda oluşan her değişikliği inceleme tavsiyesi erkekler için de geçerli olmalı.

Neden erkekler?
Yüksek östrojen ve düşük testosteron seviyeleri erkeklerdeki meme kanserinde büyük bir rol oynuyor çünkü testislerinde anormallik yaşayan ve üremeyle ilgili problemleri olan erkeklerde bu hastalık riski daha yüksek. Ve kadınlardaki gibi erkeklerde de östrojen önemli bir oyuncu gibi görünüyor. Erkeklerde göğüs kanserinin bir diğer işleyişi ise genlerin içinde saklı. Erkeklerin BRCA1 ve BRCA2 gibi meme kanserinde etkili olan genleri kalıtımla almaktan (veya çocuklarına geçirmekten) muaf olmadıkları anlaşıldı.

Erkeklerde riski ne artırır?
Klinefelter sendromu: Bu erkeklerin, daha yüksek östrojene ve daha düşük testosterona yol açan fazladan bir X (dişi) kromozomuna sahip olduğu genetik bir hastalıktır.

Siroz: Karaciğer, cinsiyet hormonlarının metabolizmasına dahil olduğundan (enfeksiyon veya alkol kullanımı yoluyla) gelen zarar östrojen seviyelerini yükseltir.
Aşırı kilolu olma: Yağ hücreleri erkek cinsiyet hormonlarını östrojene çevirir bu yüzden aşırı kilolu ve hareketsiz olmak östrojeni yükseltir.

Genetik: Ailelerinde meme kanseri geni taşıyan (özellikle BRCA) kadınlar olan erkekler daha yüksek risk altındadır.

Radyasyona maruz kalmak: Eğer ışınlar göğüs bölgesinden alınmayı gerektiriyorsa başka hastalıklar için alınan radyasyon göğüs hücrelerinde değişiklik yaratabilirler.

Erkekler ne yapmalı? Saydığımız konularda hassasiyeti olan erkekler, meme dokusunda herhangi bir kitle veya değişiklik olup olmadığını anlamak için kendi başlarına aylık meme muayenesi yapabilirler. Kaygan yüzeyde daha rahat kontrol yapılacağı için sabunluyken duşta bunu yapmak en iyisidir. Koltukaltı dahil bütün yüzeyde ‘çim biçme’ yöntemini kullanarak muayenenizi yapın.

2) Erkeklerde sistemik lupus eritematozus (Yaygın lupus kızarıklığı)
Lupus hastalığı büyük ölçüde kadınlarda görülür (her 10 hastadan 9’u kadın 1’i erkektir) ama tabii ki sadece kadınlara ait bir hastalık değildir. Lupus, vücudun her yerinde semptomlar oluşturan bir bağışıklık hastalığıdır. Bu tip ‘otoimmün’ hastalıklar vücudun doğal bağışıklık sisteminin sağlıklı vücut dokularını tanıyamadığında, onlarla sanki virüs veya bakteriymiş gibi savaştığında ortaya çıkar.
Saldırının ortasındaki bağışıklık hücreleri olan antikorlara bir şekilde yanlış talimat verilir. Lupus durumunda bu kendine saldıran kötü niyetli antikorlar eklem, deri, böbrek, ciğer, kalp, kan damarı ve kandaki hücrelere saldırır. Bunun nedeni bilinmiyor ancak belli çevresel yaşantılar ve hastalıklar genetik yatkınlığı olan insanlarda bu hastalığı tetikliyor gibi görünüyor.

Neden erkekler?
Buradaki durum meme kanserindekine göre daha belirsiz. Lupus hastalığı olan erkeklerin östrojen ve testosteron gibi hormonlarının seviyelerinde anormallikler yoktur. Tam olarak neyin rol oynadığı belli olmamakla birlikte, lupusu olan erkeklerin östrojeni farklı şekilde metabolize ettiği, bunun onları hastalığa daha meyilli hale getirdiği görülmektedir.

Erkeklerde riski arttıran faktörler kadınlardakiyle aynıdır.
Güneş veya diğer kaynaklardan gelen ultraviyole ışınları.
Bazı ilaçlar özellikle de güneşe duyarlı antibiyotikler.
Keyif verici uyuşturucular.
Soğuk algınlığı veya grip gibi bakteriyel veya viral enfeksiyonlar.
Hamilelik, ameliyat veya travma gibi duygusal ya da fiziksel stres.

Erkekler ne yapmalı?

Erkekler de benzer belirtileri yaşamalarına rağmen doktorlarına başvurmayarak teşhisin gecikmesine ve organlara daha uzun vadeli hasar riskine yol açıyorlar. Geniş kapsamlı iltihaplanmaya ve vücutta hasara yol açan otoantikorlar saldırının yer aldığı bölgeye dayanan belirtiler üretirler. Bu belirtilerin çoğunun mantıklı açıklaması lupus olmayabilir ancak yine de cinsiyetten dolayı ihmal etmemek önemlidir. Çünkü özellikle erkekler kadınlardan daha şiddetli hasar görürler.

Lupusun hem erkekler hem de kadınlardaki yaygın belirtileri:
Eklem şişliği ve ağrı
Kas güçsüzlüğü
Aşırı yorgunluk
Açıklanamayan ateş
Burun kemiği ve yanaklarda kelebek şeklinde kırmızı döküntüler
Derin nefes üzerine göğüs ağrısı
Saç dökülmesi
Soğukta moraran el ve ayak parmakları (Raynaud’un Olgusu)
Güneşe karşı hassasiyet
Bacak şişkinliği
Göz şişliği
Ağızda yaralar
Bezelerin şişmesi

Bu zarar verici kaygı bozukluğunun belirtilerini nasıl anlarız? Dünya üzerinde sandığınızdan çok daha fazla insan bu saçma alışkanlıkları yapmaya ihtiyaç duyuyor: Defalarca ellerini yıkama, evden çıkmadan kapıyı 5 kez kilitleme, bir odaya girmeden 7’ye kadar sayma... Bunun gibi olağandışı alışkanlıklar obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) belirtileridir. Kaygı bozukluğunun başlangıcı genellikle 21 yaş civarındaki gençlerde olur ve 10 yaş civarı çocuklarda da görülebilir. Normal olarak belirtilerin başlangıcı ve tedavi arasında hastanın kendi utanmasına dayanan önemli bir erteleme vardır. Eskiden beri inanılan fakat yanlış olan düşünce OKB ile ilgili çok az şey yapılabileceğidir. OKB hastalarının yaşam kaliteleri utanç, üzüntü ve dürtüsel davranışlarla harcanan vakitten dolayı aşırı derecede düşüyor. Bir araştırmaya göre OKB hastalarının yüzde 13’ü intihara teşebbüs ediyor.

Siz veya bir sevdiğiniz OKB hastası olsaydınız bunları bilir miydiniz?

1) Obsesyonlar: Rahatsız eden, çıldırtan ve bir türlü gitmeyen istemdışı düşünceler, fikirler, hayaller veya dürtülerdir... Örnekler arasında, toz veya kir takıntısı, insanlara yanlışlıkla zarar verme korkusu veya endişesi, aşırı derecede simetri ve düzen takıntısı var. Bazı OKB hastaları kendilerinin de rahatsız edici veya iğrenç bulduğu fakat engel olamadığı cinsel, dini veya şiddet içerikli takıntılara sahiptir.

2) Kompülsiyonlar: Kişinin kendini tekrar tekrar yapmak zorunda hissettiği davranışlar veya alışkanlıklardır. Aşırı derecede el yıkanması ve temizliği, kilitleri, cihazları veya elektrik düğmelerini defalarca kontrol etme, her şeyi çok tertipli bir şekilde düzenleme veya ayarlama gibi şeyler kompülsif davranışların yaygın türleridir. El sıkışma veya markete gidip gelme gibi basit günlük hareketlerden önce dua etme, sayı sayma veya bir yere tıklayarak vurma gibi alışkanlıklar da OKB’nin belirtileri olabilir. Bu tekrar eden davranışsal örnekler bir kontrol hissi yaratmak, kişinin kendisini güvende hissetmesine yardımcı olmak ve takıntıdan dolayı oluşan kaygıyı etkisiz hale getirmek amacıyla ortaya çıkar. OKB’nin belirtileri hafiften şiddetliye kadar çeşitlilik gösterebilir.

OKB hastaları davranışlarının mantıksız olduğunu bilirler ancak genelde kendi başlarına bunu durduramazlar. Ayrıca çoğu zaman utanırlar veya tedavi edilebilecek durumda olduklarının farkında olmazlar. Ne yazık ki, OKB; depresyon, dikkat eksikliği, anksiyete bozukluğu gibi başka ruh sağlığı problemleriyle kolayca karıştırılabildiği için teşhisi daha da zorlaştırıyor veya yanlış tedaviye yol açabiliyor.

Aile Geçmişi

OKB için bir numaralı risk faktörü aile geçmişidir. Yaşam Enstitüsü’ndeki Anksiyete Bozuklukları Merkezi yöneticisi Dr. David Tolin’e göre; “Çok güçlü bir genetik unsuru olduğunu biliyoruz. Erkek ve kadınları eşit sayıda etkiliyor gibi görünüyor. Erkekler bu bozukluğu daha erken yaşta geliştirmeye yatkınken kızlar daha geç yaşlarda veya hatta erken yetişkinlik yıllarında geliştirirler.”
OKB tedavisi terapiye veya iki terapinin kombinasyonuna dayalıdır. “Bir tanesi antidepresan ilaç tedavisi” diyor Dr. Tolin. “Diğeri ise pozlama denilen bir işlem, kullandığımız bilişsel davranış terapisi olarak adlandırılan bir rehberlik yöntemi. Pozlama, OKB hastasını korkulan unsurla tekrar eden irtibata sokmayı içerir. Zamanla bu işlem kendi başına, korkuya dayalı kaygıyı azaltmasına yardımcı olur.

Buzdolabınızda bahar temizliği yapın
İlkbahar, mutfağınızı baştan düzenlemek ve mükemmel hissetmenizi sağlayıp bel çevrenizi daraltarak sizi yaza hazırlayan sağlıklı yiyeceklerle doldurmak için en uygun zaman. İşe salt şeker içeren ürünleri terk etmekle başlayın. Bunlar yalnızca yüksek kalori içermekle kalmıyor, aynı zamanda besleyici değerleri çok düşük.
Tatlı krizinizi el altında küçük bir agave şurubu (bir tür kaktüs özsuyu), biraz bal veya akçaağaç şekeri tutarak bastırın. Sonra, doymuş ve trans yağ içeren ürünleri kalp dostu zeytinyağıyla değiştirin. Ve beyaz un içeren ürünlerden kaçının.
Ayrıca, sizi daha kolay ve daha çok doyuracak olan yüzde 100 tam tahıllı ekmek ve hamur işlerini deneyin. Baharatları fırından uzak, serin bir yerde saklayın ve son kullanma tarihi geçmiş bayat sos ve baharatları atmayı unutmayın.
 
Dr.Mehmet Öz
 
(Posta Gazetesi)

 
BAYAN AKTUEL - Bayan sitesi, Kadın, Sağlık, Moda
URL:
http://www.bayanaktuel.com/yazdir.asp?ID=584